Etiket ütopyacı düşünme

İşbirlikçi Tasarım bizi bir yere götürür mü?

İşbirlikçi Tasarım

 

İşbirlikçi tasarım yöntemi tıpkı ütopyacı düşünme gibi, var olanı kritik etme ve başka türlüsünü düşleme özelliğine sahiptir. Var olanı kritik etmek demek de, onun sürdürülebilirliğini sağlamak demektir. Bu durum, başka kişileri de konuşmaya davet ettiği için, hem kolektif bir iş sağlar hem de var olanı evrimleştirir.

kaynak_01

 

 

 

 

Kaynaklar

Elizabeth B.-N. Sanders & Pieter Jan Stappers (2008): Co-creation and the new
landscapes of design, CoDesign, 4:1, 5-18 // http://dx.doi.org/10.1080/15710880701875068

 

Reklamlar

Demokrasi ve Ütopya

e-oylama

Türkiye’de yaşayan biri olarak, seçimlerin hepimizi hop oturtup hop kaldırdığı ortada. Oy çalındı, oy yandı, sandık eklendi, çıktı, sayımlar bitmedi derken, gene aynı soruyu sordum kendime. Nasıl bir organizasyon gerek bu seçimlere? Her şey dijital teknolojiler sayesinde bu kadar şeffaf iken, oy süreci neden olmasın? Sandıklarının başına gidip, uykusuz beklemek savaşına saygı duymakla beraber, e biz 2014’te değil miyiz? demeden edemiyorum. Derken, böyle bir videoya rastladım. E-voting without fraud! Şeffaf ve elimizdeki araçları kullanabileceğimiz bir sistem. Hala yeterince kapalı, devlete özellikle ama hiç değilse oy’un sayılıp sayılmadığı, hangi ellere gittiğine dair bir mekanizma. Ne dersiniz? içimizi biraz ferahlatır mı?
İşin bir diğer boyutunu düşününce, demokrasiyi sorgular oluyorum. Demokrasiyi sorgulamak, yeni ütopyalar düşünmek için bir başlangıç olabilir mi? Çünkü demokrasinin sunduğu oylama ile seçim ve delegasyonun varlığı, birlikte yeni bir şey düşlemeyi değil sadece seçmeyi gerektirir. Peki insanlara, başka bir gelecek düşleyelim, başka bir dünya mümkün derken kullanacağımız yöntem demokrasi mi? O başka dediğimiz dünyayı düşlemek için ya da düşletmek için önce sınırlarını mı çizmeliyiz, bilemiyorum. Bu seçim kısmı da tepeden inme bir yöntem olarak, herkesin hayalini kapsamıyor.
Buna karşı olarak İşbirlikçi Tasarım bir yöntem olabilir mi? Çünkü; işbirlikçi tasarım modeli herkesi yeni sistemin tasarımcısı olarak görür. Otoritenin ürettiği sistemleri oylamaz, beraber kurar. Bugün ütopyalardan bahsetmek için de gerekli düşünce tarzı sanırım bu olmalı… 

İşbirlikçi Tasarım Yöntemi

İşbirlikçi Tasarım Yöntemi

Sürdürülebilir ütopya, iş birlikçi tasarım yöntemiyle tasarlanabilir mi?

what if // ya … ise

what if // ya … ise
 
İçinde bulunduğumuz dominant sistem aslında biz istediğimiz için değil, başka alternatif olmadığı için baskın. Güncel ütopyalar da, “ya böyle olursa?”sorusunu soracak bir öneri, fikir ya da kaos yarattıkları için değerli ve konuşulması gereken konu çünkü kaosun ortaya attığı potansiyel her fikir, eyleme dönüşebilir. Güncel ütopyalar dediğim konu, More’un ütopyasını diriltmek ya da nostaljik fikirlere kapılıp saplanmak kesinlikle olmamakla beraber, alternatif bir vizyon arayışı. Çünkü doğaya dönüp yaşayalım dersek bile, ki böyle mimari ütopyalar yapılmaya çalışıldı 20. yy’da –ekolojik ütopyalar– teknoloji her alanda bu kadar ilerlerken ve bir yandan doğaya çöplüğünü bırakırken, dünya nüfusu hızla artarken, elimize akıllı telefonları almışken, kırlara dönmek, biraz nostaljik bir fikir. Bir de II. Dünya Savaşı sonrası-sırasında toplumlara ütopya diye yaşatılan Sovyet Rusya’da Komünizm, Almanya’da Hitler’in safi ırk yaratma çabası… İnsanları ütopya fikrinden korkutan ütopyalar… Çünkü totaliter. Savaşlar sonrası teknolojiye duyulan korku bir başka neden, her ne kadar teknolojik iyimserlik diye bir kavramdan bahsedilse de, bence benim annem hala teknolojiden korkuyor. Bir yandan Marx, ütopya fikrinin karşısında, dünyayı rahat bırakın, kendi haline diyen karşı kutup. Bunun nedeni demokraside her vatandaş söz sahibi ama ütopyalarda bir kişinin hayal gücü var ya da küçük bir grubu kurtarıyor. İşte More’un adası mesela, izole bir mekan da bir grup insan… Bu nedenle güncel ütopyalar, topluma kapalı olamaz. Herkesin müdahalesine açık bir sistem gerektirir. Çünkü kritik etmek önemlidir. Enteresandır ki, kökü yunanca olan kritikos, yargılamak demek, krinein ise ayırmak demek. Yani elimizdekini önce parçalayıp, parçaları incelemek sonra yargılamak demek. Kritik etmek de birden fazla insana ihtiyaç duyar. Diyalog yaratır ve bu diyalog insanlar arasında sürdükçe, açık kalır ve sonsuz olur.  Kritik edilen bilgiye gelince, eskiden tek doğru olduğu savunulan bir dönemden, bundan bahsetmek kolay. Descartes amcanın kartezyen düşünme sistemi ile düşünmüyoruz artık. Bir tane hipotez de sunmuyoruz, sorunsallarımız var, sorun değil. İçinde yaşadığımız toplumda artık entellektüel bir çevreden çok, internet ağının entelektüelliği ile alakadar. Milyonlarca web sitesi var, bu milyonlarca doğru olduğu anlamına gelebilir. Pek çok kanalın bile, CNN mesela, kullanıcının talebini belirttiği, yorum yaptığı bir sanal dünya var. Çünkü hitabet-tikleri kitleye sormaya mecburlar, sorduktan sonra da kendi doğru bulduklarını değiştirmeye, dönüştürmeye mecburlar.


Eh peki madem, bundan sonrası için düşünülebilecek olan nedir? 2040lar için, Sağlık sektörünün gelişimi ve asla ölmeyeceği söyleniyor. Biyoteknolojik gelişmeler sayesinde, tıpkı doğa gibi üretimler yapılabiliyor. Bu hızın engellenemeyeceğini, reddetmek yerine adapte olmayı savunuyorum.

Peki ütopya gibi aslında tek bir kişinin hayal gücüne dayalı, bu nedenle totaliter görünen, ama tüm toplumu kurtarmaya yönelik bir hayal nasıl aynı zamanda demokratik olabilir? 

Quotes for Utopia

Zaman değişiyor, düşünce şekli değişiyor, e kavramlar da zamana adapte oluyor. (mu?)

 

” A map of the world that does not include Utopia is not even worth glancing at, for it leaves out the one country at which Humanity is always landing. And when Humanity land there, it looks out, and seeing a better country, sets sail. Progress is the realization of Utopias”

Bknz. : Oscar Wilde, “The Soul of Man under Socialism”, in selected Essays and Poems, (London, 1954), p. 34 

Gelişen tekniğin çelişkili yapısı sonucu ortaya atılan fikirlerin hazırladığı zemin de ütopyadır.
Örneğin: Rudolf’un Diesel motoru hayal ederken, güç ve hafiflik gibi çelişkili iki özelliği düşlemesi
Bknz.: Picon, A. 2003. Ütopyalar Sözlüğü s.242
Ütopya nedir? uygulama imkanı olmaksızın, etkili bir yöntem bulunmaksızın iyinin düşlenmesidir. Bütün felsefe bilimler ütopyalardır, çünkü halkları her zaman vaat ettikleri iyiliklerin ters yönüne sürmüşlerdir.
Bknz.: Fourier, C. La Phalange, Revue de la science sociale tarafından yayınlanan el yazması, IV, 1857-1858, Malécot, F., . 2003. Ütopyalar Sözlüğü s.91
Bazıları Rönesas’a kadar giden ideal kentlerin temsiliyeti günümüzde yerini sibersitelere bıraktığı için, kent ile ütopya arasında arasındaki ilişki yeniden çizilecektir.
Bknz.: Picon, A. 2003. Ütopyalar Sözlüğü s.122

Ütopyacı Söylemler

GÜZEL OLAN SOKAKTA!

 

1960’ların ütopyacı söylemi ““SOYEZ REALİSTE, DEMANDEZ L’İMPOSSİBLE!” “BE REALISTIC: DEMAND THE IMPOSSIBLE!, GERÇEKÇİ OL, İMKANSIZI İSTE!” 

1999 yılında Dünya Ticaret Örgütü’nün toplantısını protesto eden göstericilerin seslendirdikleri şuydu ” Başka bir dünya mümkün!”. 60’lar bitti, 2000’lerde aynı söylem… O başka dünyanın ekonomi modeli ne?
 

İdealist Yol

Glass Pavilion, Bruno Taut
Kaynak: http://www.kentyasam.com/bruno-tautun-eserleri-sergilenecek-anlatilacak-hbrfoto-2009-20090402013229.jpg
Bruno Taut’un cam teknolojisini kullanış biçimi ütopyacı düşünmenin bir eseridir çünkü bu da yeni teknoloji kullanmanın bir yoludur ve yeni bir konsept üretmek de toplumu şekillendirmek için bir idealist yoldur. 
Vakko Moda Merkezi
Kaynak: https://utopyalab.files.wordpress.com/2014/03/178.jpg
Aynı durumu 07.02.14’te katıldığım Studio-X İstanbul’da gerçekleşen “Re-Front: Modifications and Additions to Existing Structures /  ‘Re-Front’: Varolan Binalara Değişiklikler ve Ekler ” etkinliğinde düşündüm. Bahsedilen bina Vakko Moda Merkezi. Camı kullanış biçimleri ve tekrar bir cam üretmeleri bu çağın ütopyacı düşünme şekline oldukça uygundu. Kalıplanarak ideal şekline getirilen camın kendi ağırlığını taşıma özelliği, alanındaki camlardan farkı. 
 
Malzemenin, bir yazılım aracılığıyla test edilmesi sonucu oluşan yeni cam bilgisi
Bu konuda REX Mimarlık Ofisi Başkanı Joshua Prince-Ramus şöyle diyordu “Temel felsefemiz, daha önce hiç yapmadığımız işleri yapmak, yaptıklarımızı ise asla tekrarlamamak… Vakko Moda Merkezi bizim için gerçek bir meydan okumaydı hem birçok farklı program kombinasyonları gerektirdiği hem de mevcut bir temeli yeniden kullanmak açısından. Sonuçta herkesi mutlu eden bir eser çıktı.” (http://v3.arkitera.com/h54773-vakkonun-cam-binasi-modanin-sanat-merkezi-olacak.html, 08.02.14)

Bowie!

Bir şiir üzerinden, David Bowie’nin şarkısına geçiş

… Wumen wrote the following enlightenment poem:

A thunderclap under the clear blue sky

All beings on earth open their eyes;

Everything under heaven bows together;

Mount Sumeru leaps up and dances. [1]

Kaynak

[1] http://en.wikipedia.org/wiki/Satori

Nedir bu Satori ya da neresidir? 

MEMORY OF A FREE FESTIVAL lyrics
The Children of the summer’s end
Gathered in the dampened grass,
We played Our songs and felt the London skyResting on our hands.
It was God’s land.
It was ragged and naive.
It was Heaven.
Touch,
Oh, to capture just one drop of all the ecstasy thatswept that afternoon,

Satori must be something just the same.
Climbing through the ivory vibrant cloud.Someone passed some bliss among the crowd.And We walked back to the road, unchained.
“The Sun Machine is Coming Down,and We’re GonnaHave a Party.”

 

We touched the very soul

Of holding each and and every life.
We claimed the very source of joy ran through.
It didn’t, but it seemed that way.
I kissed a lot of people that day.

To paint that love upon a white balloon,
And fly it from the topest top of all the tops thatman has pushed beyond his brain.

We scanned the skies with rainbow eyes and sawmachines of every shape and size.
We talked with tall Venusians passing through.
And Peter tried to climb aboard but the Captain shook his headAnd away they soared,
“The Sun Machine is Coming Down,and We’re GonnaHave a Party.”
“The Sun Machine is Coming Down,and We’re GonnaHave a Party.”
“The Sun Machine is Coming Down,and We’re GonnaHave a Party.”
“The Sun Machine is Coming Down,and We’re GonnaHave a Party.”
Müzikte ütopya ruhunu yakalamak… 
 
*Satori (悟 Japonca: satori; Çince: wù) sözcüğü uyanıp aydınlanma anlamına gelir; Zen Budizmin temel amaçlarından biridir. Aslında Sakyamuni Buddha’nın Gaya’daki Bodhi ağacı‘nın altında aydınlanması olayını anlatmak için kullanılan tam ve aşılamaz aydınlanma (Sanskrit: anuttara-samyak-sambodhi) kavramıyla eş anlamlıdır.
Diğer Budist okullar da aydınlanma yaşantısına büyük önem vermektedir. Ancak Zen Budizm satoriyi temel hedef olarak gösterir. Zazen ve koan gibi teknikleri izledikten sonra erişebilinen Satori, kişinin dünyaya bambaşka bir açıdan bakmasını sağlar. D. T. Suzuki‘ye göre bu bakış açısı herşeyin özünü görmektir ve entellektüel ya da mantıksal anlayışın tersine sezgiseldir. Satoriye ulaşılmadan Zen gerçekliğine ulaşmak olası değildir. Zen, “satorinin açılmasıyla” başlar ve karmaşa içindeki dualistik akılla önceden algılanamayan yeni bir dünyanın belirlemesi olarak gerçekleşir. Satori Zen’ın varoluş nedenidir. Dolayısıyla Zen disiplini içindeki her oluşum ve çaba satoriye yöneliktir. [http://tr.wikipedia.org/wiki/Satori]
 
Satoriye erişme hali, dünyaya bakış aşısının değişmesi ve aydınlanma sonrası her şeyin özünü görme hali, ütopyacı düşünmenin ta kendisidir. Satori’ye ulaşma, ütopyaya ulaşmadır. 

animate form

güncel ütopyalardan bahsediyorsak, bu kurguyu başaran, dijital çağın mimarlarına da değinmek gerekir. Greg Lynn de onlardan biri. mimarlığın animasyon ile probleminin, mimarların, mimarlığı statik algılamasıyla ilgili olduğundan bahsedilen kitap için anahtar kelimeler: sanal, animasyon, genetik tasarım, topoloji, parametre…

 

Mimarlık krizde mi?

daha daha : http://www.daisyginsberg.com/projects/growthassembly.html

 

Proje: Bitkikırıcı Püskürteç 
Mucit: Daisy Gingsberg

Sentetik Biyoloji ve bir mucit üzerinden ütopyacı düşünme soruları

21. yy’ın mucit fikirleri arasında yer alan biyolojiyi bambaşka bir üretim aracı olarak kullanmak fikri, bizleri Kondratieff Döngüsünde nereye koymakta? (kopya veriyorum 6!)

Daisy Gingsberg ütopyacı düşünme yetisine sahip biri değil midir?

Aşağıdaki tabloya göre yer aldığımız, 6. Kondratieff Döngüsünde, Daisy Gingsberg’ü görmek onu bir ütopist yapar mı? (biyoteknolojiyi geliştiren biri olarak, bizi geleceğe taşır, pek tabi)

Yeni üretim yöntemleri hızla gelişirken, yeni ekonomi modelimiz ne olacak?

Her döngü bir icat ile başlıyorsa, 21. yy’ın mimar-mucitleri kimler? (Zaha Hadid mi? sordum sadece)

Krizin eşiğinde miyiz? Kriz diye bir şey var mı?

Mimarlık krizde mi?

Ütopyacı düşünme bir çıkar yol olabilir mi?

bilgi için : http://time-price-research-astrofin.blogspot.com.tr/2012/04/6th-kondratieff-cycle.html

 

merdiven // an element of our daily life: stair

staircase sculpture by Sam Buxtonlink: http://www.sambuxton.com/ (07.10.13)

is it chaos?
is it order?

günlük hayatta kullandığımız bir yapı elemanını alıp, onu bambaşka kurgulayabilmek… ütopyacı düşünme biçimine verilebilecek bir örnek.

bilimsel ve teknik gelişmelerin yeni bir çağı doğurabilmesi için gerekli olan gücün daha fazla teknik gelişmede değil, bu gelişmeleri uygulamaya dönüştürebilecek ütopik düşünebilme becerisinde olduğunu düşünmek çok da aykırı olmasa gerek. günümüzde teknik gelişmelerin ne kadar hızla başka bir dünyaya taşıdığını deneyimleyen bizlerin vardığı sonuç, bu gelişmelerin tümüne hakimiyeti sağlamanın mümkün olmadığı olabilir. Bu nedenle her bireyin ütopyacı düşünme becerisinde olup, her an ütopyalar üretebilme potansiyelini taşıması ve dijital çağın getirilerinden beslenebilmesi gerekmektedir.

peki, ütopyacı düşünme nasıl sağlanır?

Paper Architects

utopia died in the twentieth century (!)
 
why?
we do not have hope for better life.
no. it is easy to call something as utopia when it is on paper. 
now, we’re talking about cyberspace, information society and virtual reality etc… 
so, has utopia lost its audience?


link: http://russianculture.files.wordpress.com/2011/01/4367772759_528eaf2b42_o.jpg
…Brodsky says in reaction to this “I want to design spaces that make people feel good.”

See: Galilee, Beatrice. “Alexander Brodsky,” Icon Magazine, 54 (2007).

“… Brodsky, Utkin, and the others began producing visionary schemes in response to a bleak professional scene in which only artless and ill-conceived buildings, diluted through numerous bureaucratic strata and constructed out of poor materials by unskilled laborers, were being erected – if anything. as such their work constitutes a graphic form of architectural criticism, an escape into the realm of imagination that ended as a visual commentary on what was wrong with social and physical reality and how its ills might be remedied.” 

 

%d blogcu bunu beğendi: