Category ütopyacı düşünme

A film about Architect John Habraken

The «Habraken-story» starts 1961: Dutch architect and theorist publishes a book entitled «The Supports and the People: The End of Mass Housing», in which he fundamentally questions the role of the architect. Instead of regarding the architect as design-authority, he proposes to distinguish between two levels of authority respectively responsibility: the «support» designed by the architect and the «infill» determined by the individual occupant. After the publication of his book Habraken gave up practicing as an architect: «the theory should not be confused with the examples».*


<p><a href=”https://vimeo.com/61410893″>DE DRAGER / A film about Architect John Habraken (English subtitles)</a> from <a href=”https://vimeo.com/schwarzpictures”>schwarzpictures.com</a&gt; on <a href=”https://vimeo.com”>Vimeo</a&gt;.</p>

*https://vimeo.com/61410893

Reklamlar

bu bir palyaço hikayesi

Bugün kütüphanede serbest kitap seçme günümdü. Bu benim mini oyunum. Kitap aramıyorum, rafların arasında kayboluyorum ve buluyorum! Ta da! Olabildiğince de bilmediğim bir dünyaya atlamak için yapıyorum bunu. İyi bir sohbet, taze demlenmiş çay kadar mühimdir kitaplar!

Bugün Lahey merkez kütüphanenin 5. katına çıktım, bir türlü oraya varamamıştım çünkü 4. katta çizgi romanlar var 🙂 Anlamak için çizimlere baktığım kitaplar… Neyse, bugün kuytudaki raflara yöneldim, keşfetmediğim bir koridor varmış meğersem. Ve tam da orada, orta rafta bir kırmızı burun gördüm.

 Küçükken palyaçolardan ödüm patlıyordu ve bunun nedeni sanırım Stephen King’in O kitabıydı.Bugün barıştım. Hikayelerini bilmiyormuşum meğer. Dilinden anladığım Creative Clowning kitabından anladığım kadarını yazacağım.

Kitap oldukça uzun, 20 bölümde nasıl yüz boyanır, dinleyici nasıl performansa dahil edilir, balondan nasıl heykel yapılır, nasıl hokkabazlık yapılır, nerede iş bulunur vb. konularda, keyifli fotoğraflarla dolu.

Bizim dilde palyaço TDK tarafından şöyle tarifleniyor “Kendisini seyredenleri güldüren ve eğlendiren, acayip kılıklı, yüzü aşırı ve komik biçimde boyalı oyuncu.” Bir aktör ve komedyen becerilerini barındırabilen ve insanların güldürebilen. Bu yazıldığı kadar kolay değil tabi. Örneğin iyi bir hokkabaz insanları iyi güldüremeyebilir.Kazanılması gereken yetenekler biraz zor gibi, ne dersiniz? Aslında amaç insanları bir süre her şeyden çekip çıkarmak, günlük korna seslerini unutturmak. Burada da neyi söylediğiniz değil nasıl söylediğiniz devreye giriyor. Sevdiğiniz bir komedyenin şakasını alıp yapınca olmaz ya bazen öyle bir durum 🙂 -bunlar hep yaşandı- İyi bir hikaye anlatıcısı olmak gerekiyor yani. Anlattığınızın kokusu burunlara hafifçe giderken, ellerinizi takip eden izleyici tam da konuya dokunmuş gibi olurken, hoooop, artık herkes aynı gemide! Beraber yol alıyorsunuz.

Nereden geldi bu güldürü işi derseniz, palyaçolar sihirbazlar, komedyenler ve aktörlerle aynı hikayeyi paylaşıyor. İlk palyaço referansı da İ.Ö. 2270 yılına dayanıyormuş. Farkı formlarda pek çok kültürde ve zamanda izlerine rastlamanın mümkün olduğu palyaçolar, kralların yanlarında olmuş, kimi zaman da halkı eğlendirmiş. Orta çağ ve Rönesans’ta belki okuduğunuz kitaplarda, izlediğiniz filmlerde gördüğünüz soytarılar var. (*jester) Soytarıların ayrıcalıkları bulundukları dönemde oldukça cömert… Otorite figürlerine cevap verme, istedikleri kişilerin jestlerini taklit etmek gibi hakları var ama anlaşılan arada cezalar da almışlar.

Soytarılardan sokak sanatçıları olarak da bahsetmek mümkün. Konar göçer yaşamayı seven, yetenenkli müzisyenlerden bahsediyoruz. Sadece müzisyen de değil hokkabazlık yapabilen, kukla oynatabilen, belki akrobat ya da sihirbazlar. Gündelik bir mevzuyu sizi güldürecek hale getirmek için ne çok yetenek!

Pietro Bertelli – “Zanne Maschere” – gravür (1642)

Bütün bu yetenekler onları Rönesans sonrası aktör-komedyene dönüştürüyor. (Meraklısına bknz. commedia dell’arte) Farklı palyaço tipleri oluşmaya başlayan dönemde siyah beyaz kostümüyle “Harlequin”, Fransa’da bembeyaz yüzüyle Pierrot, Italya’da “zanni”, ve 16. yy ise playaço “clown”. “clown” İngiliz tiyatrosunda becereksiz, görgüsüz sakar birini tanımlamak için kullanılıyor. 1700lerde gezici tiyatrolara insanları çekmek için şovlar yapan palyaçolar, sokakta gösteri yapmanın yasaklarla bölünmesiyle şekil değiştiriyor.

Paul Legrand , Pierrot circa 1855. Fotoğraf, Nadar.

Ses çıkarmanın yasak olduğu sokakta, beden dili ve mimikler konuşmaya başlıyor.

Dan Rice

Ve tabi sirkler. Amerikadaki sirklerde en çok duyulan isim Dan Rice ya da “Yankee Dan”. Kırmızı beyaz çizgili taytı ile Uncle Sam’in yaratılmasında ilham kaynağı olmuş (s.17)

Yankee Dan’den etkilenip işleri biraz büyüten Ringling kardeşlerin sirki ile hayvanlar da bu dünyaya giriyor. 20 yıl içinde 5000 çalışanı ile büyümeye devam eden sirk, 1930lardaki büyük buhranla küçülüyor. Televizyon ile de seyircisi düşüyor belli ki. Bizim  anladığımız ya da gördüğümüz palyaçolar da bu dönemde ortaya çıkıyor.

Bu arada sirkin baş palyaçosu Lou Jacobs’u da unutmayalım! 60 yıl boyunca insanları gülümsetmiş.

Lou Jacobs

Not:

Clown, palyaço olarak mı çevrilmeli yoksa öylece kalmalı mı bilemediğim için ve Türkçe’de tanıdık diye palyaço olarak kullandım. Konuya hakim kişilerin yorum ve düzenlemelerine açıktır!

Keşke hayvanları doğalarında bıraksaymışlar!

İyi Pazartesiler 😉

Referans

Metin “Creative Clowning” kitabından derlendi. Yazar Bruce Fife.

https://www.goodreads.com/book/show/3523719-creative-clowning

TDK tanımı: http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.59ff8b4d43cd67.98354290

Fotoğraflar;

Baştan il üçü Melis Baloğlu, sırasıyla;

http://www.circusesandsideshows.com/performers/danrice.html

http://www.delpiano.com/carnival/html/zanni.html

https://en.wikipedia.org/wiki/Pierrot

www.floridamemory.com/items/show/245654

Buster Keaton: Animal Rights Activist

Where do we find theory?

Where do we find the theory in the information age?

theory is persisting in latency, hardly visible, building up steam and waiting for its comeback. Or maybe it is already back. Perhaps it has changed its form and we find it in the academic backseat, in final crits, jury meetings, activism, niche journals, in blogs on the internet, in gossip. Perhaps it has left the traditional frameworks of academe and moved to the platform of architecture biennials and exhibitions—today the most dynamic platform of mediation and exchange. Either way, in order to subsist, it depends on institutions. It needs their protection, longevity, memory, and inertia in order to move on.

History/Theory is a collaboration between the Institute for the History and Theory of Architecture (gta), ETH Zürich and e-flux Architecture

Philip Ursprung is Professor of the History of Art and Architecture and Dean of the Department of Architecture, ETH Zürich.

To read: http://www.e-flux.com/architecture/history-theory/159230/the-end-of-theory/

Archimedes Screw

Archimedes invented the spiral pump, today known as the Archimedes Screw. It draws water up a pipe by rotating a shaped spiral in it.

Archimedes Screw, from the link

Not surprisingly, it is still used to pump water around the world.

Şehrin Sesleri

Çocuklar şehirde neler duyarlar? Daha yüksek sesleri mi yoksa fısıltıları mı? Den Haag’daki City of Sounds projesi şehrin 8 bölgesinde yaşayan çocuklara duydukları sesleri kaydetmeleri istemiş. Ortaya çıkan iş haritada, sesler de üzerinde! Hem gözlere hem kulaklara davet var!

How to Make Smart Cities even Smarter? : Play the City

Play the city uses gaming to engage multiple stakeholders in resolving complex urban challenges, both in contexts of urban development and organizational realignment. [URL-1]

Discover this form of playful participation;

 


[URL-1] https://www.playthecity.nl/

Sometimes being dirty is good for you.

Being dirty is good for you.

Visit https://hetnieuweinstituut.nl/

Architecture of your utopia

What would be the architecture of your utopia?

A pixel city, Melis Baloğlu Aşut

What materials would be used to construct your utopia? What would be the reasons for the use of these materials and techniques?

A pixel city, Melis Baloğlu Aşut

Would your utopia have high population density or low population density?

A dense city, denSity, Melis Baloğlu Aşu

Would your utopia be rural or urban? Or both?

A hybrid city, Melis Baloğlu Aşut

Touch and Finger-Pressure Sensitive Display 1976

 

Touch and Finger-Pressure Sensitive Display 1976

 

A touch-sensitive display screen from 1976, which is ALSO directionally-pressure Sensitive. It tracks not only the touch location and pressure applied but also the direction of the pressure. It was built in 1976 at the MIT Architecture Machine Group, which evolved under Prof Nicholas Negroponte into the now-famous Media Lab at MIT.

A report was written by Mr Chris Herot describing this work in greater detail:
http://web.media.mit.edu/~lip/Papers/…

Doktora tezimi çiziyorum!

01

Benim aklıma pek çok kez takılmıştır. Tasarım eğitimi alıp da neden A4 kağıda derdimizi dökeriz diye. Kelimeler bazen 8 punto bazen 72 punto değil mi? Bu tezin görsel kimliği yok mu? Hani bunun renkleri?

Kaç sayfa eskiz mi, kaç m2 kağıt eskiz mi?

Kaç tane maket mi, kaç m3 maket hacmi mi?

Kaç tane görsel mi, kaç tane fotoğraf mı, kaç sayfa mı, kaç tane kelime mi? Herkes bir ölçüversin!

Çizerek anlat diye geçen bir eğitim-öğretim hayatının sonundan yazarak anlat bakalım evresine geçen herkes için bir güzelleme olsun  Nick Sousanis‘in UNFLATTENING’i… Görsellerin ağırlığı artınca, tez hafiflerciler için…

Sahi, sizin tez kaç “ımmm” boyunuzu yerden kaç cm yükseltiyor? 72 punto yazsam ohoo!

02

biz bu verileri ne etsek?

Bu aralar neler okusak, karıştırsak,keşfetsek;

  • A Personal Cyberinfrastructure

http://er.educause.edu/articles/2009/9/a-personal-cyberinfrastructure

  •  Dive into HTML5

http://diveintohtml5.info/

  • Linked Data

http://www.w3.org/DesignIssues/LinkedData.html

  • A JavaScript library for manipulating documents based on data

https://d3js.org/

  • Time mapper / Timeline mapper

http://timemapper.okfnlabs.org/

  • Analytics anyone can use

https://www.tableau.com/

daydreaming

We all – adults and children, writers and readers – have an obligation to daydream. We have an obligation to imagine. It is easy to pretend that nobody can change anything, that we are in a world in which society is huge and the individual is less than nothing: an atom in a wall, a grain of rice in a rice field. But the truth is, individuals change their world over and over, individuals make the future, and they do it by imagining that things can be different.

Look around you: I mean it. Pause, for a moment and look around the room that you are in. I’m going to point out something so obvious that it tends to be forgotten. It’s this: that everything you can see, including the walls, was, at some point, imagined. Someone decided it was easier to sit on a chair than on the ground and imagined the chair. Someone had to imagine a way that I could talk to you in London right now without us all getting rained on.This room and the things in it, and all the other things in this building, this city, exist because, over and over and over, people imagined things.

We have an obligation to make things beautiful. Not to leave the world uglier than we found it, not to empty the oceans, not to leave our problems for the next generation. We have an obligation to clean up after ourselves, and not leave our children with a world we’ve shortsightedly messed up, shortchanged, and crippled.

We have an obligation to tell our politicians what we want, to vote against politicians of whatever party who do not understand the value of reading in creating worthwhile citizens, who do not want to act to preserve and protect knowledge and encourage literacy. This is not a matter of party politics. This is a matter of common humanity.

to continue:

http://www.theguardian.com/books/2013/oct/15/neil-gaiman-future-libraries-reading-daydreaming

photograph:

https://www.wired.com/2011/05/neil-gaiman-weasel/

Apollinaire’s Calligrammes; poèmes de la paix et da la guerre

Poèmes de la paix et da la guerre / Poems of Peace and War 1913-1916

Apollinaire described his work as follows:

The Calligrammes are an idealisation of free verse poetry and typographical precision in an era when typography is reaching a brilliant end to its career, at the dawn of the new means of reproduction that are the cinema and the phonograph. (Guillaume Apollinaire, in a letter to André Billy)

 

click for the book: https://archive.org/stream/calligrammespo00apol#page/18/mode/2up

All the images from; https://archive.org/stream/calligrammespo00apol#page/18/mode/2up <23.01.17>

Contemporary Art As Cultural Heritage: Bansky

frescoes

Creation of Adam  , Michelangelo

Graffiti (plural of graffito: “a graffito”, but “these graffiti”) are writing or drawings that have been scribbled, scratched, or painted illicitly on a wall or other surface, often within public view. (Wikipedia)Today there are some contradiction between art authorities that is graffiti an art-work and involved in culture or a vandalism?Art historians who consider that a graffitis a cultural heritage, believe that graffiti have existed since ancient times, with examples dating back to Ancient Egypt, Ancient Greece, and the Roman Empire.

Today,supporters of graffiti are increasing more and more because one of the artist’s works influences people and communities deeply .This guy call himself as Bansky.
Banksy is an England-based graffiti artist, political activist and film director of unverified identity. His satirical street art and subversive epigrams combine dark humour with graffiti executed in a distinctive stenciling technique. His works of political and social commentary have been featured on streets, walls, and bridges of cities throughout the world. Banksy’s work grew out of the Bristol underground scene, which involved collaborations between artists and musicians.(wikipedia)
Generally ,Bansky prefers abandoned places,walls or sometimes center of the cities-public spaces-for painting instead of canvas.So What if we are starting talk about an art-work can be in Daily life?Is it a contemporary or temporary?How we protect them not showing in museums?Or today museums are in public spaces? Bansky Also Bansky using barcode between his/her Works.It means ,now we are staring to talk about digital culture.

May Bansky has a new approach to art in 21.century but in renaissance frescoes has some similarities with him/her.
Fresco (plural frescos or frescoes) is a technique of mural painting executed upon freshly-laid, or wet lime plaster. Water is used as the vehicle for the pigment to merge with the plaster, and with the setting of the plaster, the painting becomes an integral part of the wall. The fresco technique has been employed since antiquity and is closely associated with Italian Renaissance painting.(Wikipedia)
Frescoes generally are called history painting: “is a term used to describe paintings that focus on a serious narrative or include exemplary actions. In this sense the word history relates to the Italian historia (narrative or story). History painting is not necessarily an accurate or documentary description of actual events. Such works are often large in scale. Their subjects derive from the Bible, mythology, secular literature, or historical events. They can also be allegorical “
Today,for detrited frescoes ,people try to preserve,restorate and even try to put them in museums.Because of the their bad conditions.(humudity,light,hot and cold air)They believe that these frescoes are cultural heritage.

Bansky does not their works for money but of course after success ,their works prices(values) can be 1 million dollar today.Therefore,how can we protect this public spaces Works?Like Frescoes,Bansky’s work try to preserve after many years?
In my opinion,Bansky works reflect and criticize very well today’s moods.Because of these,they are important art Works.Trying to preserve them after 20 years ,could be strong act.Moreover in architecture , Lebbeus woods(generally known as paper- theorist-architect )did with students in Berlin,Germany 1988.

It is a collaboration drawing on the exposed Wall of an enormous concrete bunker,built during World War 2 that still stood next to the ruins of the Altes Banhof site in what was then West Berlin

lebbues-woods

Lebbeus Wood Studio,Berlin,1988

.Banksy

Banksy

 

 

%d blogcu bunu beğendi: