Krizin Faydaları

 

Dünyada tüketilen her malın bir ikamesi vardır. Bu alternatifler arasında seçip yapmak bu 2 malın piyasadaki durumuyla alakalıdır. Kriz sonrası tepetaklak olan piyasalar sayesinde hiç olmaz, satılmaz, hobi olarak kalır denilen mallar peynir ekmek gibi satabilir. Örneğin 69 mustang, 67 camaro hakimiyetindeki yolların birden 1300 cc’lik fiat’a toyota honda’ya teslim olması gibi. Japon ve Avrupa endüstrisinin nükleer, rüzgar, jeotermal, güneş enerjisine geçiş sürecinin nedeniyle aynıdır; 73 petrol krizi. Kriz demek bana göre yanlış, çünkü olması gerekenin yani petrol fiyatlarının petrol üreticileri tarafından belirlenmesi mantıklıdır. Sonuçta adamın malı, kapitalizm diyorsun, al sana kapitalizm, mal bu fiyat bu istiyosan alırsın. Ve ekonomik nedenlerin dışında dünyaya verdiği zarar gözardı edilerek hunharca harcanan petrolun daha pahalı yani daha az tüketilerek yerine çevreci sistemlerin yaratılması işime geliyor, temiz havayı severim. Yani sanayi devriminin ilk zamanlarındaki aklın yerini almış olduğu delilik, bu krizle kendini toparladı. Tabi bu toparlanma ülkelerin tutumuyla bire bir alakalı gibi duruyor. İsveç’in parasının yarısını bu işlere harcaması Hollanda’nın ve Norveç’in fotoğraf galerilerini süsleyecek etkiye sahip yenilenebilir enerji projeleri karşısında Fransa, Almanya ve Japonya’nın -bugün koşarak terk ettikleri (Fransa hariç)- devasa nükleer santralleri.

Peki bu neden güzel bi şey?

Kriz sonuçta, 2008’i bizzat yaşadık, pek de teğet değildi. İşte bu zamanlarda o kapitalist babaların sevmediği adam, devlet işin içine giriyor ve alın size para ve kendinizi tedavi edin diyor. Bu babalarda aptal değil, avm yapalım gökdelen dikelim demiyor AR-GE gibi delice işlere girişiyorlar. Tüketicilerde zaten bu zor zamanlarda eldeki parayı daha mantıklı harcar ki bunu iktisatçılar sever. Tüketicinin rasyonel davranması falan derler. Sonuç pencereye vuran güneşten elde edilen elektrik, su taşkınlarını önlemek için rüzgar tribünleri, jeotermalle çalışan arabalar. Yani minimum maliyet maksimum fayda, yani refah!

Reklamlar

Yorumlar

One Comment so far. Leave a comment below.
  1. Mimarlık da bu durumdan nasibini aldı tabi… Aynı dönem, konut ısınmasında doğal gaza geçilmiş ve petrole ihtiyaç düşürülmeye çalışılmıştır. Hatta sergi bile açılmış, 2007-2008 yılları arasında “1973: Petrol Yok” diye! Güneş enerjileri ve teknolojileri, izolasyon ile ilgili yenilikleri, rüzgar gücü üzerine üretilen alternatif gelişmeleri ve mimarlık dünyasına neler ekledi neler çıkardı anlatıyor…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: