bu bir palyaço hikayesi

Bugün kütüphanede serbest kitap seçme günümdü. Bu benim mini oyunum. Kitap aramıyorum, rafların arasında kayboluyorum ve buluyorum! Ta da! Olabildiğince de bilmediğim bir dünyaya atlamak için yapıyorum bunu. İyi bir sohbet, taze demlenmiş çay kadar mühimdir kitaplar!

Bugün Lahey merkez kütüphanenin 5. katına çıktım, bir türlü oraya varamamıştım çünkü 4. katta çizgi romanlar var 🙂 Anlamak için çizimlere baktığım kitaplar… Neyse, bugün kuytudaki raflara yöneldim, keşfetmediğim bir koridor varmış meğersem. Ve tam da orada, orta rafta bir kırmızı burun gördüm.

 Küçükken palyaçolardan ödüm patlıyordu ve bunun nedeni sanırım Stephen King’in O kitabıydı.Bugün barıştım. Hikayelerini bilmiyormuşum meğer. Dilinden anladığım Creative Clowning kitabından anladığım kadarını yazacağım.

Kitap oldukça uzun, 20 bölümde nasıl yüz boyanır, dinleyici nasıl performansa dahil edilir, balondan nasıl heykel yapılır, nasıl hokkabazlık yapılır, nerede iş bulunur vb. konularda, keyifli fotoğraflarla dolu.

Bizim dilde palyaço TDK tarafından şöyle tarifleniyor “Kendisini seyredenleri güldüren ve eğlendiren, acayip kılıklı, yüzü aşırı ve komik biçimde boyalı oyuncu.” Bir aktör ve komedyen becerilerini barındırabilen ve insanların güldürebilen. Bu yazıldığı kadar kolay değil tabi. Örneğin iyi bir hokkabaz insanları iyi güldüremeyebilir.Kazanılması gereken yetenekler biraz zor gibi, ne dersiniz? Aslında amaç insanları bir süre her şeyden çekip çıkarmak, günlük korna seslerini unutturmak. Burada da neyi söylediğiniz değil nasıl söylediğiniz devreye giriyor. Sevdiğiniz bir komedyenin şakasını alıp yapınca olmaz ya bazen öyle bir durum 🙂 -bunlar hep yaşandı- İyi bir hikaye anlatıcısı olmak gerekiyor yani. Anlattığınızın kokusu burunlara hafifçe giderken, ellerinizi takip eden izleyici tam da konuya dokunmuş gibi olurken, hoooop, artık herkes aynı gemide! Beraber yol alıyorsunuz.

Nereden geldi bu güldürü işi derseniz, palyaçolar sihirbazlar, komedyenler ve aktörlerle aynı hikayeyi paylaşıyor. İlk palyaço referansı da İ.Ö. 2270 yılına dayanıyormuş. Farkı formlarda pek çok kültürde ve zamanda izlerine rastlamanın mümkün olduğu palyaçolar, kralların yanlarında olmuş, kimi zaman da halkı eğlendirmiş. Orta çağ ve Rönesans’ta belki okuduğunuz kitaplarda, izlediğiniz filmlerde gördüğünüz soytarılar var. (*jester) Soytarıların ayrıcalıkları bulundukları dönemde oldukça cömert… Otorite figürlerine cevap verme, istedikleri kişilerin jestlerini taklit etmek gibi hakları var ama anlaşılan arada cezalar da almışlar.

Soytarılardan sokak sanatçıları olarak da bahsetmek mümkün. Konar göçer yaşamayı seven, yetenenkli müzisyenlerden bahsediyoruz. Sadece müzisyen de değil hokkabazlık yapabilen, kukla oynatabilen, belki akrobat ya da sihirbazlar. Gündelik bir mevzuyu sizi güldürecek hale getirmek için ne çok yetenek!

Pietro Bertelli – “Zanne Maschere” – gravür (1642)

Bütün bu yetenekler onları Rönesans sonrası aktör-komedyene dönüştürüyor. (Meraklısına bknz. commedia dell’arte) Farklı palyaço tipleri oluşmaya başlayan dönemde siyah beyaz kostümüyle “Harlequin”, Fransa’da bembeyaz yüzüyle Pierrot, Italya’da “zanni”, ve 16. yy ise playaço “clown”. “clown” İngiliz tiyatrosunda becereksiz, görgüsüz sakar birini tanımlamak için kullanılıyor. 1700lerde gezici tiyatrolara insanları çekmek için şovlar yapan palyaçolar, sokakta gösteri yapmanın yasaklarla bölünmesiyle şekil değiştiriyor.

Paul Legrand , Pierrot circa 1855. Fotoğraf, Nadar.

Ses çıkarmanın yasak olduğu sokakta, beden dili ve mimikler konuşmaya başlıyor.

Dan Rice

Ve tabi sirkler. Amerikadaki sirklerde en çok duyulan isim Dan Rice ya da “Yankee Dan”. Kırmızı beyaz çizgili taytı ile Uncle Sam’in yaratılmasında ilham kaynağı olmuş (s.17)

Yankee Dan’den etkilenip işleri biraz büyüten Ringling kardeşlerin sirki ile hayvanlar da bu dünyaya giriyor. 20 yıl içinde 5000 çalışanı ile büyümeye devam eden sirk, 1930lardaki büyük buhranla küçülüyor. Televizyon ile de seyircisi düşüyor belli ki. Bizim  anladığımız ya da gördüğümüz palyaçolar da bu dönemde ortaya çıkıyor.

Bu arada sirkin baş palyaçosu Lou Jacobs’u da unutmayalım! 60 yıl boyunca insanları gülümsetmiş.

Lou Jacobs

Not:

Clown, palyaço olarak mı çevrilmeli yoksa öylece kalmalı mı bilemediğim için ve Türkçe’de tanıdık diye palyaço olarak kullandım. Konuya hakim kişilerin yorum ve düzenlemelerine açıktır!

Keşke hayvanları doğalarında bıraksaymışlar!

İyi Pazartesiler 😉

Referans

Metin “Creative Clowning” kitabından derlendi. Yazar Bruce Fife.

https://www.goodreads.com/book/show/3523719-creative-clowning

TDK tanımı: http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.59ff8b4d43cd67.98354290

Fotoğraflar;

Baştan il üçü Melis Baloğlu, sırasıyla;

http://www.circusesandsideshows.com/performers/danrice.html

http://www.delpiano.com/carnival/html/zanni.html

https://en.wikipedia.org/wiki/Pierrot

www.floridamemory.com/items/show/245654

Buster Keaton: Animal Rights Activist

Reklamlar

How to visualize ideas? Vol.IV

The MediaLAB Amsterdam Design Method Toolkit enables you to get started and enrich your design process. A collection of design and research methods: categorised to help you select, time based to help you plan. Plan and execute your design research, ideation, experimentation and creation within short iterations.

See the link: https://medialabamsterdam.com/toolkit/

Maison de la Publicité Project, Oscar Nitzchke

This architectural expression of the power of the media in contemporary life was most compellingly wrought in the building’s facade: in front of the glass-block windows of the advertising agencies was to hang a steel lattice that in turn would support images, logos, and other illuminated messages (to be fabricated in the building’s tenth-floor workshop). Space here would be rented out, so that the images and messages would be in a constant state of flux, like the traffic on the boulevard below. As Kenneth Frampton has written of the Maison de Publicité, “Had it been built, it would have introduced a subtle rupture into the continuity of the Haussmannian avenue, replacing the ordonnance of the Second Empire with a pyrotechnic, kaleidoscopic field dynamically resplendent day and night.”*

Isn’t it the building itself as a collage?

*Publication excerpt from Matilda McQuaid, ed., Envisioning Architecture: Drawings from The Museum of Modern Art, New York: The Museum of Modern Art, 2002, p. 80

You can find more drawings from https://www.moma.org/collection/works/608?locale=en

Turing’s Cathedral

I put principal characters of the digital universe from the book “Turing’s Cathedral” by George Dyson. It is not fully finished, and, ıt may never finish but at least a start… The book is a good combination of the technical and human stories. It is a book of science with a great narrative.

Click the link to follow interactive map;

https://graphcommons.com/selections/9e280316-7db9-4d16-867e-cef1ae10e3c3

Where do we find theory?

Where do we find the theory in the information age?

theory is persisting in latency, hardly visible, building up steam and waiting for its comeback. Or maybe it is already back. Perhaps it has changed its form and we find it in the academic backseat, in final crits, jury meetings, activism, niche journals, in blogs on the internet, in gossip. Perhaps it has left the traditional frameworks of academe and moved to the platform of architecture biennials and exhibitions—today the most dynamic platform of mediation and exchange. Either way, in order to subsist, it depends on institutions. It needs their protection, longevity, memory, and inertia in order to move on.

History/Theory is a collaboration between the Institute for the History and Theory of Architecture (gta), ETH Zürich and e-flux Architecture

Philip Ursprung is Professor of the History of Art and Architecture and Dean of the Department of Architecture, ETH Zürich.

To read: http://www.e-flux.com/architecture/history-theory/159230/the-end-of-theory/

Weaving information

Is this math?

The craftsmen were constructing a graphic on a pixel-by-pixel basis to communicate with the Jacquard loom. The French term for this mapping works was mise en carte. It can be translated as “put into a card”*

Click the photograph to watch how Jacquard loom works

The mathematical analysis of nature

A question;

The notion of AI takes the evolution of the Jacquard Loom to its logical conclusion. If it is possible to build a special kind of Jacquard loom that can weave information, why not build a special kind of information processing loom that can think entirely for itself?*

*Jacquard’s Web, How a hand loom led to the birth of the information age, by James Essinger

How to find open education technologies?

The Open Education Europa portal provides access to European Open Educational Resources in different languages. The portal offers listings of MOOCs, courses, and Open Educational Resources by leading European institutions. It also offers eLearning Papers and an e-journal on open education and new technologies.*

Click the image to open the web page

 

https://www.schooleducationgateway.eu/en/pub/teacher_academy/teaching_materials/open_education_europa_-_access.htm

How to find a map?

Costantinopoli : План, 1567

Such a lovely playground for art lovers! You can also find maps, fashion, photography and much more from https://www.europeana.eu/portal/en

The collections are free, easy to use and rich!

Reference;

http://data.theeuropeanlibrary.org/Collection/a1230

How to color a map?

If we have a map with several countries on it, then it is always possible to color the countries of the map with four colors in such a way that no two neighboring countries share the same color.

How is it possible? This is the famous four-color theorem. Watch the vıdeo 🙂 enjoy!

 

How to visualize ideas? Vol.III

Ready for a great project! Watch the video or jump into the explanation of the project. Do both 🙂

Dear Data – Before embarking on a year-long, time-, mind-, and paper-and-pencil-consuming collaborative data drawing project, Giorgia and Stefanie only met in person twice.

Those two meetings were at Eyeo 2013 and Eyeo 2014, so no wonder they had a very special conference in mind at which to first showcase it together!

Dear Data has always meant to be a personal challenge: they have been trying to extend themselves in both their data collection and their drawing technique: nudging themselves out of their comfort zone, and exploring and expanding on where one can find data and how it can be represented using new visual systems. Giorgia and Stefanie will share how compulsively-collecting and drawing mundane and messy personal data every week for a year (and posting it via snail mail to each other) has offered a chance for investigations and insights into their profession, their personal selves, and each other’s lives.

dear-data.com
@_deardata

giorgialupi.com
@giorgialupi

stefanieposavec.co.uk
@stefpos

@eyeofestival

How to visualize ideas? Vol.II

Let’s continue with data visualization. I highly recommend you to follow giorgia lupi  He is an award-winning information designer. You will understand it when you see his drawings and projects. What I like most about this post is the quote below;

Drawing becomes design when you start tracing lines, symbols and structures that help rationalize thoughts and envision a possible solution to a design problem, drawing becomes design when it’s used as a tool in the process of visual planning and organizing the choices made during the development of a project.

Drawing becomes design. It can start with a line or a symbol, it is in your sketchbook. Or it can start with a tool that you feel comfortable with. All tools are there to shape your personal visual understanding. Try them!

See the world through layers and categories, it will help! Take notes while you are sitting on a train, look at the window, write the types of trees, the number of people, and look, how colorful their shirts. And then, ask questions about your numbers; are those colors related with the season? Maybe… Check the hour, note it. You can find your location, note it down also. Create your own map, create your own game. It will change the way you see the world step by step.

You can find the article at https://medium.com/accurat-studio/sketching-with-data-opens-the-mind-s-eye-92d78554565 

**Click the images for their source. 

How to visualize ideas?

We live in a world made out of screens. A surgeon who removes a tumor from a patient’s liver interacts with a 3D digital model of the tumor and liver to operate the surgery. A traveler learns geography and calculates distances of where s(h)e wants to go from Google Earth software. An architect generates a 3D model to simulate its structure, form, and materiality. In all illustrated cases, a person uses analog and/or digital tools like a computer or a lancet and to aid in some internal computation such as learning, comprehension, carrying out operations and inferring.

What is the way of doing of designers and design students? How do they represent their ideas? Do they use pen and paper or a model? Let’s think with/about tools to design. (for further reading, Dorta,2004)

Analog Tools are described as tools that do not require digital technologies and are often manipulated using more complex motor skills: hand sketching and hand-drawn illustrations, sketch model making and other handcrafting workshop practices (McCullough 1997). Analog tools are mostly preferred during conceptual design process due to their intuitiveness. (Alcaide-Marzal, J.,2013) For many design students, super shinny sketches don’t come naturally. No worries! It is not about your talent, you can improve them. Here some tutorials to follow, just follow the videos;

Ok. Your sketches are not fascinating but

if you read/understand your own sketches // it is ok,

and you need time to improve it //  it is also ok!

Anyway, you need to visualize data. You have a dataset (number of visitors, percentage of sunny days, etc.) How are you going to present them? Within a form of diagrams, maps or networks? You can use your pen or computer. If you feel comfortable with digital tools, use them.

Screenshot_1

Here is a good website to start to think with http://www.informationisbeautiful.net/

Or you can produce 3D models to visualize the data? You can discover something new while building a 3D model. Both sketching and modeling, they have different missions.

Richard Ibghy & Marilou Lemmens

The next post will be about digital tools. I’ll continue with data vis. 

References

Alcaide-Marzal, J., Diego-Mas, J. A., Asensio-Cusesta, S., & Piqueras- Fiszman, B. 2013. An exploratory study on the use of digital sculpting in conceptual product design. Design Studies, 34, 264e284.DORTA, T. PÉREZ, E. and LESAGE, A. (2008) The conceptual design phase gap:: hybrid tools, design flow and practice. Design Studies, 29(2), pp. 121-141.

Dorta, T.: 2004, Drafted Virtual Reality: A New Paradigm to Design with Computers, in H. S. Lee, and J. W. Choi (eds), Proceedings of the 9th International Conference on Computer-Aided Architectural Design and Research in Asia, CAADRIA 2004, Seoul, pp. 829–843.

Book to read;

designthinking

Archimedes Screw

Archimedes invented the spiral pump, today known as the Archimedes Screw. It draws water up a pipe by rotating a shaped spiral in it.

Archimedes Screw, from the link

Not surprisingly, it is still used to pump water around the world.

Korsan gemisinde yaşam var!

Avrupa’nın en popüler ve çok kültürlü şehirlerinden biri Berlin’de son zamanlarda dahil olduğum alternatif bir yaşam projesini paylaşmak isterim. Bugün Berlin, duvarın Kasım 89’da yıkılması sonrasında aldığı iç ve dış göçle 100 yıllık tarihi binaların yıkımını dahi engelleyebilen 68 kuşağının yarattıklarını devralıyor yavaş yavaş. Büyük sorumluluk doğrusu. Ancak Berlin’i günümüz göçmenleri için cazibeli yapan da bu sisteme başkaldırabilmişlik zaten. Şehirde pek cok alternatif kafada insana rastlamak, projelerini görmek mümkün, duyduğuma göre de 500 den fazla alternatif yaşam konularında aktif dernek ve kuruluş bulunuyor şehirde- yetişmek ne mümkün!. Kentsel dönüşümün her büyük şehirde hissettirdiği baskının bir kısmı da burada ciddi ciddi can yakmaya başlamışken, buna hemen razı olmayan başka bir hayat mümkün mü acaba? yı sorgulayan zihniyetin çoğalması da pek şaşırtıcı değil, nitekim sevindirici.

En güzel örneği de kendilerini almanca ‘Freibeuter’ türkçe Korsan diye adlandıran, ve Berlin nehrinin bir köşesine kendilerini sabitlemiş bir suda yaşam platformu. Nehrin üzerinde otarşik, yani kendi kendine yeten bir toplu yasam birimi oluşturmayı hedefleyen, şimdilik 7 yetiskin, bir çocuk ve bir köpekten oluşan bu topluluğun yaptıkları şeyler inanılmaz. Öncelikle şunu belirtelim; burası onların tabiriyle, bir araştırma platformu, çünkü burada hiç bir şey annenizin evinde alıştığınız gibi değil, ve her şey sorgulamaya açık. Nasıl mı? Örnek olarak, toplamda 470 metrekarelik kullanim alanına sahip platformda, kadınlar ve erkekler için ayrı kamaralar mevcut; kadınlar ve çocuklar alt katta, erkekler ise üst katta ikamet etmekte. Sebep? Çünkü, kadın ve erkek için ayrı mekansal ihtiyaca gerek var mı? sorgulanıyor, kadınlar çocularla ve kendi aralarında daha fazla alana sahip. Bu aslında mekan sınırlamasından dolayı da doğmuş bir çözüm, ancak aynı zamanda kadın ve erkeğin ihtiyaçlarındaki farklılığı incelemek üzere böyle bir deney yapıyorlar-mış. Yoksa platformda, fazla fazla ortak alan var, mesela, büyük bir banyo, mutfak ve toplanma odası, ‘tempel’ yani tapınak dedikleri bir aktivite odası, büyük bir spor ve dans odası ve en sonda da nehir manzaralı bir teras.

Bunun dısında zemin kattaki teknik odada, nehrin suyunu içme suyuna çevirebilen tam 7 farklı filtre mekanizması bulunuyor. Tuvaletler ise küçük mekansal tasarımlarda son zamanlarda güncel bir çözüm olan „Terra Preta“ denilen sistemle bahce gübresine dönüştürülebiliyor- ki daha sonra bunları, kent bahçeciliginde kullanıyorlar.

Belli aksamlarda Tango kursu, yoga yapılıyor ve her haftasonu birlikte pişirip yedikleri ateş başı rituelinde birlikte yaşam, otarşi, kent bahçeciliği veya başka güncel olan, örneğin para kavramı, kadın-erkek, veya aile gibi konularda teorik tartişmalar düzenleniyorlar.  İsteyen herkesin gelebileceği bu etkinliklerde ayrıca olayı hic bilmeyenler için küçük turlar da düzenleniyor.

Berlin, diger avrupa şehirlerine kıyasla suda yaşam konusunda kendini çok kısıtlamış bir şehir, belli bölgeler dışında yüzen ev inşaası veya oturum izni mevcut değil. Henüz biraz inşaat sahasını andıran Korsan ise, Berlinliler veya Berlin’de yaşayanlar iç

22171856_10155183519178710_703978227_o

Foto: Hatice Dayıoğlu

22172041_10155183520388710_1341218210_o

Foto: Hatice Dayıoğlu

22219411_10155183522408710_798653675_o

Urban Gardening etkinliginden… Foto: Hatice Dayıoğlu

in büyük şans. Hem aliştiğımız yaşama tarzına hem de Spree Nehri’ni kullanmaya yönelik bir alternatif sunduğu kesin. İlerleyen zamanlarda ise, platformda, bir kafe, ve daha pek çok yeni kamara inşa etmek hedefler arasında- ki daha çok kişiye otarşik barınma imkanı sağlanabilsin.

 

PhD Day Groningen – Notlar III- iyi sunum

En sevdiğim sunumlardan biri! Hem esprili hem de tam düşündüğüm gibi! Stephan van Duin tarafından yapıldı. Kısaca konu şu, tamam makaleniz şahane ama onu zaten yazdınız. Sunmanız gereken paragraflarla dolu bir görsel şölen değil. Eğer görseliniz, diyagramınız yoksa sayfayı boş bırakın! Evet boş! Herkes size ve anlattığınıza yoğunlaşsın, sunuma değil. Tabi odak noktası olmak istiyorsanız 🙂

İyi sunum tüyoları;

  • Görsel yoksa yoktur, slaytı boş bırakın.
  • Sunumlarınız makale değil, makale zaten basıldı.
  • Power Point’ten sıkıldınız mı Pirezzi’ye bakın.
  • Sonuç bölümde sonucu söyleyin yeter, tüm sonucu slaytınıza yazmayın.
  • Kitaplardan taradığınız tabloların okunurluğu pek mümkün olmuyor, yeniden çiziniz.
  • Başlık, fotoğraf yazısı, kısa metin için üç farklı yazı boyutu kullanınız ki bakan sırasını kavrasın.
  • Ne renk ne grafik hiç bir şeyi düzeltemiyorsanız, arka planı beyaz bırakın, üzerine siyah yazın. Sade kalsın!
  • Yazıların ve fotoğrafların arkasına gölge koymayın.
  • Gereksiz dokular ve efektler kullanmayın.

Kulağa iyi geliyor, değil mi?

%d blogcu bunu beğendi: